İnsan vücudunda, serbest radikaller tarafından oluşturulabilecek oksidatif stresi ortadan kaldırmada en önemli araç antioksidanlardır. Serbest radikaller, normal hücre metabolizmasının toksik yan ürünleridir ve hücrelere zarar verir.

Antioksidanlar reaktif oksijen türlerinin oluşumunu engelleyen, bu maddelerin meydana getirdiği hasarları önleyen, detoksifikasyonu sağlamak üzere vücutta görev yapan savunma sistemleridir.
Glutatyon bu antioksidanlar arasında en önemli görevi üstlenmiş olan bir tripeptittir. “Antioksidanların Anası” olarak bilinir.

İnsan vücudunda bulunduğu gibi ilave olarak dışarıdan IV yol ile de alınabilmektedir. Bu antioksidan serbest radikal süpürücüsü olarak hareket eder ve böylelikle savunma sisteminin etkisini artırarak hastalık riskini azaltır. Hücre sinyal mekanizmasını düzenler, redoks durumunu korur, gen ekspresyonunda faaliyet gösterir. Serbest radikallerin oluşumunu desteklediği ateroskleroz, kanser, nörodejeneratif hastalıklar, ilaç toksisitesi, viral enfeksiyon gibi hastalıkların engellenmesinde önemli rol oynar. Bu yüzden glutatyonun vücuttaki düzeyi hücre metabolizmasını korumada yetersiz kaldığından tedavi amaçlı olarak dışarıdan IV yol ile desteklenmesi önerilmekte ve uygulanmaktadır.